Bir geleneğin barışa adanışını: Beyaz Tülbent

Kürt toplumunda geleneksel bir yere sahip olan beyaz tülbent genellikle kadınların medeni halini belirtirken, zaman içerisinde barışın simgesi haline geldi. Barış Anneleri’nin mücadele alanında öne çıkan tülbent, bugün geleneksel anlamının ötesinde güçlü bir politik mesaj da veriyor: Barış hemen şimdi!

Haber- Fatoş Sarıkaya

Kürt coğrafyasının farklı bölgelerinde laçik, temezî, kevnik, meles ya da xavik gibi isimlerle anılan beyaz tülbentin adı farklı olsa da taşıdığı anlam ortak: Barış, umut ve direniş. Geçmişte kan davalarını sonlandırmak için kullanılan tülbent, günümüzde Barış Anneleri’nin savaşlara, kayıplara ve adaletsizliğe karşı yürüttüğü mücadelenin simgesine dönüştü. Toplumsal barış ve insani haklar talebinin sembolü haline gelen beyaz tülbent, bu direnişin en güçlü ifadelerinden biri olarak öne çıkıyor.

MÜCADELENİN SİMGESİ

Barış Anneleri’nin mücadelesinde simgesel bir yer edinen beyaz tülbent, yıllar içinde birçok politik eylemin de odağı oldu. 22 Ağustos 2011’de, Kandil’e yönelik hava harekâtını protesto eden Barış Anneleri, dokuz asker ve bir korucunun hayatını kaybettiği patlama bölgesine beyaz tülbentlerini bırakarak barış çağrısında bulundu.

2012 yılında başlatılan “Barışa Bir Tülbent de Sen Bağla” kampanyası kapsamında düzenlenen eylem ve etkinliklerle beyaz tülbentin hem sembolik değeri hem de kamusal görünürlüğü güçlendi. Toplanan tülbentler, TBMM önünde sergilendi. Aynı yıl Urfa’da, Barış Anneleri ve Meclis üyeleri, tülbentlerini yere bırakarak savaşa karşı barış talebini dile getirdi.

Zamanla bir mücadele nesnesine dönüşen beyaz tülbent, artan baskı ortamında hedef haline de geldi. 2019’da Amed’de, 1 Mayıs mitingine beyaz tülbent ile girişlerine izin verilmeyen kadınlar, tepkilerini polis bariyerlerine tülbentlerini asarak gösterdi.

Toplumsal barışın inşasının yeniden konuşulduğu bu günlerde, beyaz tülbent şüphesiz sürecin en güçlü ve anlamlı sembollerinden biri haline geldi.

BEYAZ TÜLBENTLE GELEN BARIŞ

Yalnızca savaşa karşı değil, her türlü toplumsal olayda en önde yer alan Barış Anneleri’ne beyaz tülbentin onlar için ne anlam ifade ettiğini sorduk.

Barış Anneleri İnisiyatifi üyesi Emine Eren, yüz yıllardır kadınların beyaz tülbenti barış talebinin bir göstergesi olarak başlarında taşıdığını dile getirerek, “Tülbentlerimiz bizim için çok kıymetli. Eski zamanlarda kavga ve savaşları sonlandırırdı ve barış olurdu. 100 yıldır Kürtlere karşı bir katliamlar dizisi var. Kürt anneleri bu sembolü kullanıp barış talep ediyorlar. Bunu takmaktan da barışı savunmaktan da vazgeçmeyeceğiz” dedi.

Barış Annesi Tenzile Baydar ise şunları söyledi:

“Küçükken köyümüzde çıkan bir kavgada iki kişi ölmüştü. Annem beyaz tülbentiyle iki aile arasında barışı sağladı; o günden beri tülbentin önemi aklıma kazındı. 65 yaşındayım ve hala arkadaşlarımla birlikte sokaklarda barış talebimizi dile getiriyorum. Hiçbir zaman barışı savunmaktan vazgeçmeyeceğiz. Biz Barış Anneleri, savaşlara, baskıya ve şiddete beyaz tülbentimiz, irademiz ve inancımızla son vereceğiz.”

BARIŞA UZANAN BEYAZ BİR YOL

Beyaz tülbent, Kürt kadınlarının hafızasında bir barış köprüsü; toplumun vicdanında ise bir hatırlatma: “Barış bir seçenek değil, zorunluluktur.” Her baskıya, engellemeye, kayba rağmen başlarından eksik etmedikleri tülbentle seslenen kadınlar, barışa sadece çağrı yapmıyor; onu örüyorlar da… İlmek ilmek, sabırla ve kararlılıkla.

 

 

Paylaş

İlgili Yazılar